Lüksemburg başardı, İzmir de başarabilir

Lüksemburg başardı, İzmir de başarabilir

Ne trafik sıkışıklığı kalır ne de insanı canından bezdiren uzun ve adım adım ilerleyen araç kuyrukları..

Nasıl mı?

Toplu taşımayı; yani otobüsü-tramvayı-metroyu-vapurları “ücretsiz” yaparak..

Ciddi olamazsın dediğinizi duyar gibiyim.

Ama ciddiyim..

Peki gerçekten katkı sağlar mı?

Evet..

Ve bu benim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e önerimdir.

Çünkü;

Çağımız kent yaşamının en ciddi sorunlarından biri trafik yoğunluğudur.

Nitekim, son yıllarda hiç olmadığı kadar kırsaldan kentlere göç yaşanmasıyla, bazı ülkelerdeki mega kentlerin nüfusu 20 milyonu aşan seviyelere çıkmıştır.

Milyonların yaşadığı Tokyo, Pekin, Yeni Delhi, Mumbai, İstanbul, Londra, New York, Meksiko City bunlara örnek kentlerdir.

İzmir bile yerleşik ve günü birlik ziyaretçileriyle birlikte 5 milyon nüfusa ulaşmıştır. Bu nedenle de sabah işe gidiş ve akşam eve dönüş saatleri hepimiz için bir kabustur.

Yaşadığımız sorunlar sonucu oluşan stres ise işin cabasıdır!.

***

Ülkemizde toplamda 2020 yılı itibarı ile 23 milyon 245 bin 409 araç var. Ve ortalama her ay 85-95 bin arası araç trafiğe giriş yapıyor. İzmir’de ise toplam araç sayısı 1 milyon 600 bin civarında.

Buna bir de göçlerle artan nüfusu ekleyin; yollar aynı, genişlikleri aynı; peki bu sıcağa buz dayanır mı?

***
Lüksemburg, bunun çaresini buldu. Yaz aylarından itibaren, dünyada toplu taşıma araçlarının tamamen ücretsiz olduğu ilk ülke unvanı ile anılacak.

Lüksemburg’da tren, tramvay ve otobüsler bedava yolcu taşıyacak.

Lüksemburg çok küçük bir ülke diyebilirsiniz; haklısınız..

Ülkenin nüfusu 600 bin’in biraz üzerinde ama nüfusu gibi toprakları da küçük!.

Sadece 2 bin 586 kilometrekare..

Nüfusun yaklaşık 6’da biri, ülkeyle aynı ismi taşıyan  başkent  Lüksemburg’da yaşıyor.

Ancak 110 bin nüfuslu başkente, çevre kasaba ve köylerde yaşayanlar ile komşu ülkelerden her gün yaklaşık 400 bin kişi geliyor.

Fransa, Belçika ve Almanya’dan günlük yaklaşık 200 bin kişi çalışmak için Lüksemburg’a geçiyor.

Bu da, başkent ve çevresinde günün her saati dolaşımda olan turistlerle birlikte bir milyona yakın insan ciddi trafik sorununa yol açıyor.

Ülkede Xaviet Bettel başkanlığındaki yeni koalisyon hükümeti, hem trafik sorununa çözüm bulmak hem de çevre kirliliğini azaltmak için, toplu taşımaya ağırlık verilmesi, sonucunda da ülkedeki tüm toplu taşıma araçlarının ücretsiz yolcu taşıması kararını aldı.

2020 yazından itibaren Lüksemburg, dünyada toplu taşımanın tamamen ücretsiz olduğu ilk ülke unvanını alacak.

Bir bilgi vereyim; Lüksemburg’da zaten 20 yaş ve altındakiler için halen toplu taşıma araçlarında ücret alınmıyor.

Geri kalan halk ve turistler ise 2 saat sınırsız toplu taşıma yolculuğu için toplam 2 Euro ödüyor.

***

İzmir’de iyi düşünülüp, planlanarak Lüksemburg formülünü hayata geçirebilir.

İzmir’in yüzölçümü 11 bin 891 kilometre-kare.  Lüksemburg’un neredeyse 4 misli daha büyük.

Ancak İzmir’in metropol nüfusu ve yüzölçümü o kadar büyük değil. Güzelbahçe, Urla’dan başlayıp, güneyde Menderes, Batı’da Bornova, Kuzey’de Karşıyaka-Çiğli dediğinizde toplu taşıma yaptığınız alan yaklaşık bin 500 metrekare civarında.

Uygulama “pilot” olarak bu bölgelerde yani “metropol”de denenebilir.

O da olmadı, “Ücretsiz toplu taşıma, gün içinde farklı saatlerde uygulanabilir”

***

Trafiğin en yoğun olduğu ya da sıkıştığı süreç sabah işe gitme ve akşam iş dönüşü saatleridir. Bu aralıklarda toplu taşıma araçları ücretsiz olabilir. Bu durumda çoğu insan tek tek araçlarına binmek yerine toplu taşıma araçlarını kullanabilir.

Ayrıca bazı kurumların çalışma saatlerinde esneklik yaratılabilir. Örneğin okul saatlerinin yarım saat erken veya geç
başlatılması ile önemli derecede trafikte rahatlama yaratılabilir.
600 bin nüfuslu Lüksemburg bunu yapabiliyorsa, biz de yapabiliriz.

Bence trafik sorununu çözmek için alınan bu karar çok yaratıcı bir yaklaşım.

Ve, Avrupa Birliği (AB) içinde kişi başına en fazla otomobilin düştüğü Lüksemburg, artan nüfus ve motorlu araç sayısının yarattığı sorunları önlemek amacıyla aldığı ücretsiz toplu taşıma kararıyla yeni bir “çığır” açacaktır diye düşünüyorum.

***

Karşı çıkanlar olacak; “Yahu zaten İzmir Büyükşehir Belediyesi;  karada-denizde toplu taşımada büyük zarar ediyor. Böyle bir uygulama bizi batırır” diyenler feryat-figan edeceklerdir.

Bırakalım etsinler..
Lüksemburg Mars’ta ya da Ay’da bir ülke değil ki?

Aynı dünyada yaşıyoruz.

Orada da bizim gibi insanlar işe gidip geliyor.

Orada da insanlar tekil araçla trafiğe çıkıyorlar.

Orada da trafik sıkışıklığı var.

Orada da toplu taşıma araçlarında akaryakıt tüketiliyor, şoför çalıştırılıyor..

O zaman???

***

Uzatmayacağım..

Bakın beyler; bizim gibi geçmişte öngörü ile planlaması yapılmamış ve artan araç sayısı sonucu sabah-akşam ciddi trafik sorunu yaşayan ülkeler için toplu taşımanın ücretsiz olması son derece önemlidir.

Kent merkezlerine giden sürücülerin araçlarını park edecek yer bulamaması, ara sokaklardan araçlarla geçilememesi sorunu günden güne artmaktadır.
Gelin, deneme amaçlı önce tüm öğrencilerin üniversite dahil ve öğretim elemanları ve de çalışanları için toplu taşımayı belirli saatlerde ücretsiz yaparak kolları sıvayalım.

Bir görelim..

Çünkü, sağlıklı bir gelecek için, insanın çalışma verimliliği ve mutluluğu için, toplu taşıma planlaması önemli bir olaydır.

Her sabah işe giderken ve her akşam iş dönüşü karşılaştığımız trafik sorunu sağlam bir planlama ve zaman ayarlaması yapılarak örneğin toplu taşıma araçlarının ücretsiz olması ile çok önemli maddi ve ekolojik kazanım sağlayacaktır.

İnanın bana, toplu taşıma ile edinilecek maddi kazanımın, şu an yapılan harcamalardan daha fazla olacağını düşünüyorum.

Ne diyeyim ki; Lüksemburg’daki uygulamanın darısı başımıza diyelim ve noktayı koyalım..

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir