Karar doğru; yöntem yanlış!

Karar doğru; yöntem yanlış!

Benim de bir kaç sorum var;

İçişleri Bakanlığı Cuma gecesi, 31 ilde 2 gün sokağa çıkma yasağının başlamasına 2 saat kala duyuru yaptı.

Peki;

*Yasak gündüz açıklansa olmaz mıydı?

*24 de başlayacaktır diye ilan edileceğine, yasağın başlayacağı saat 24 de duyurulsa daha iyi olmaz mıydı?

*Bu milletin sokaklara döküleceği hesaplanmadı mı?

*Hesaplandı ise niye tedbir alınmadı?

***

Apartman görevlimiz Serkan Bey’e her sabah geceden hazırladığımız “ihtiyaç listesini” veriyoruz.

Sanıyorum çoğumuz da böyle yapıyoruz.

Sesi kapalı (çünkü artık izlemiyorum) ekrandan alt yazıya gözüm ilişince beynimden vurulmuşa döndüm.

Apar topar üzerime bir şeyler geçirip, alınacakları açık bir marketten temin etmek için kendimi sokağa attım!.. (Yaşım 65+ ama çaresiz çıktım)

O ne?

Zincir mağazalar kapalı, caddenin karşısındaki mini market baktım açık ama önünde upuzun bir kuyruk..

Güvenli mesafe nedeniyle kuyruk daha da uzamış, almış başını gitmiş!!!

Mecburen takıldık kuyruğa.

İnanmayacaksınız tam 43 dakika sonra sıram geldi; aldım ihtiyaçlarımı döndüm evime!..

***

Bir iki izlenim paylaşayım;

Günler öncesinden özellikle İzmir’in de içinde yer aldığı en riskli kentlerde “sokağa çıkma yasağı” ilan edilmesi için yazan-çizen, çırpınan insanlardan biriyim.

Ama tabi ki böyle değil!

Nitekim, market kuyruğundaki herkes homur homur homurdanıyordu(!)

İnsanların kızgınlıklarını, öfkelerini dışa vuran sözlerini burada yazmaya terbiyem müsait değil(!) önce bunu söyleyeyim.

Ortak görüş şuydu:

Yasağa evet ama uygulanma ve duyurulma yöntemi yanlış!.

İnsanlar bu konuda haklı.

Nitekim iktidarın; Cumhur İttifakı ortağı MHP bile, sokağa çıkma uygulamasına demediğini bırakmadı.

Yasak kararıyla sokakta oluşan kargaşa ve kalabalık için MHP Genel Başkan Yardımcısı Hidayet Vahapoğlu ve MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt’un isim vermeden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu işaret eden şu sözlerine bakar mısınız?

“Yasağa 2-3 saat varken kararın açıklanması son derece yanlış. Kriz yönetimi özel bilgi ve birikim gerektirir. Ben yaptım oldu ile olmaz..”

***

48 saatlik sokağa çıkma kararının duyurulma ve uygulanma biçimi,  Covid-19 ile mücadele için oluşturulan “Bilim Kurulu” üyelerini bile çileden çıkardı.

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü; “sokağa çıkma yasağı kararı sonrası gelen görüntüler çok vahim” dedi.

Hoca haklı..

Çünkü alt yazıyı okuyan halk bir anda marketlere, benzin istasyonlarına yığıldı.

Bu Covid-19 salgını için son derece olumsuz bir tablo.

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Özlü’nün de görüşü böyleydi:

“Çok üzgünüm. İyi gidiyorduk, ama bugün ki karar sonrası sokağa taşan insanların etkilerini maalesef bir kaç hafta sonra acı şekilde yaşayacağız. Gelen görüntüler çok vahim gerçekten çok üzgünüm..” dedi.

***

Biliyor musunuz yasağın uygulama biçimine o meşhur, hükümete yakınlığı ile bilinen “Pelikancı” isimler bile söylemediğini bırakmadı.

Pelikan yapılanmasının önde gelen isimlerinden Medipol Üniversitesi öğretim üyesi Selman Öğüt (Atatürk düşmanlığı ile ünlenen) sosyal medyadan şu ifadeleri kullandı:

“Kimi diyor ki gece 02.00’da ilan edilmeliydi. Kimi diyor ki iki hafta önce duyurulmalıydı. Ama böyle ilan edilmemesi gerektiği açık..”

***

Yine iktidar yanlısı TVNet’ten İsmail Halis, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın fotoğrafını paylaşarak;

“Binlerce hekimi ile beraber emeğine yazık ettik” diye yazdı.

***

Yeni Şafak gazetesi yazarı İsmail Kılıçarslan’ın;

“Dünden ilan et, evvelsi günden ilan et. Olur mu yahu böyle şey? diyenler ne denli haklıysa, iki günlük sokağa çıkma yasağında bunca panikleyenler de o denli haksız..

Bir bilim kurulu üyemize atfen bir cümle dolaşıyor. Her şeyin özeti: Günlerdir kürekle kar temizliyorduk, çığ düştü” sözleri..

***

Haber Türk yazarı Nihal Bengisu Karaca’nın; “Bu geceye kadar üç aşağı beş yukarı salgın yönetimi iyi yürüyordu ama, süre vermeden sokağa çıkma yasağı ilanı nasıl bir kafadır? Bakkal market önlerinde en basitinden ekmek vs için yığılma olacağı belli değil mi? Bu öngörüsüzlük inanılır gibi değil.

On iki de başlayacak yasağı dokuz buçukta duyuranları değil de sokağa çıkma yasağı ifadesiyle travmatik ilişkisi olan kolektif bilincin fırına markete akın etmesini dalga konusu yapan ahmakları da Allah’a havale ediyorum” paylaşımı..

***

Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek’in “Sokakta bu gece gördüğüm manzara ne sosyal mesafeye dikkat edildi Ne maske meselesine Millet acayip panikledi ve alışverişe hucum etti Bu gece inşallah hepimiz taşıyıcı olmadık..” sözleri..

Kısacası;

Yandaş da muhalif de koronovirüs belasının başlangıcından bugüne, ilk kez alınan bir kararın uygulamasında birleştiler.

İlginç değil mi?

***

Allahtan ki;

İzmirlilerin sokağa döküldüğü saatlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in oluşan izdihamı engelleme çabası, panik havasını önemli ölçüde yatıştırdı.

Soyer’in, twitter hesabından ve sonrasında görüntülü olarak; “Paniğe kapılmayın. Kimseyi ekmeksiz, susuz bırakmayacağız; herkes evinde kalsın” sözleri yüreklere su serpti. İnsanların bir bölümünü evlerine döndürdü.

Soyer, “Günlerdir, haftalardır çağrısını yapmıştık. Karantina kararı alınması gerektiğini ifade etmiştik, başka bir yolu olmadığını söylemiştik.

Bu karar alındı. Ancak kararın uygulanması için 2 saat gibi çok kısa bir zaman dilimi bırakıldı. Bu da bir paniğe ve telaşa yol açtı.

Ancak buradan şunu ifade etmek istiyorum ki, herkes evinde kalsın. Paniğe, telaşa hiç gerek yok.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm kurumsal kapasitesiyle yarın ve öbür gün ayakta olacak. Her türlü ihtiyacınızı gidermek için elimizden ne geliyorsa yaparız.

Kimseyi ekmeksiz, susuz bırakmayacağız. Halk ekmek fabrikamız tam kapasitesiyle çalışmaya devam edecek.

Sakin olun, huzurlu olun. Biz varız” diye konuştu.

Ve bugünde Büyükşehir ile birlikte İzmir’deki tüm ilçe belediyeleri, sabahın köründen başlayarak ekmek dağıtımından tutun da, talep edilmesi halinde tüm ihtiyaçlar için seferber oldu.

Yani “Biz Varız”dendi.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir